Gerçek Yaşanmış Bir Öykü

Çok gençti ve hayatının en deli çağlarıydı. Evli bir adama fütursuzca  aşık oldu. Daha onsekiz bile değildi. Belki adamı babası gibi sevdi, çünkü baba sevgisi görmemişti. O onyedi yaşındayken adam 30 yaşındaydı ve evliydi. Adamın eşi kendi evlerinde ikisini birlikteyken yakaladı ve şikayetçi oldu. Kızın yaşı küçük olduğu için adam eşinden boşanıp küçük kızla evlenmek zorunda kaldı. Yoksa hapis yatacaktı. Kız da küçük yaşta yapmış olduğu hatayı çekmek zorunda bırakıldı. Namus meselesi ya. Babası çok sertti, hatta kabadayı da diyebilirim.

Öyle ya da böyle Çocuk kız ve orta yaşlı adam evlendiler. İki tane kızları oldu dünya tatlısı. Adam malesef psikopat, madde bağımlısı birisiydi. Kadına sürekli baskı yapıyor, eve kilitliyor, hatta dövüp işkenceler yapıyordu. Kadın ayrılmak istiyordu artık, dayanamıyordu. Genç yaşta yaptığı hatanın bedelini hem kendi hem de çocukları ödüyordu. Onun da psikolojisi bozulmuştu. Çocukları ile birlikte eşinden şiddet görerek korku evde korku içinde yaşıyordu.

Adam hem içici,  hem satıcıydı. Günahsız ve genç bedenlerin zehirlenmesine neden oluyordu. Kadın ve çocukları ahlarla vahlarla büyümüşlerdi. Çektikleri hiç bitmiyor devam ediyordu. Kadın ayrılmak istiyor ama adam ölümle tehdit ediyordu. Adam ilçenin zararlı haşerelerinden biriydi. Kadın artık dayanamıyordu çok eziyet görüyordu. Kadın özel bir şirkette çalışıyordu. Oradan birine aşık oldu. Kadının aşık olduğu adam onun bu haline çok üzülüyordu. 

>hikayemin ikinci bölümüne kaldığım yerden devam edeceğim. Bu benim çevremde  tanıdığım birinin hayat öyküsüdür. Çevreden anlatılanlara ve duyduklarıma göre yazdığım, çok dersler çıkartılması gereken gerçek bir yaşam öyküsü…

Keşif Günlükleri 2

Gelen istekler üzerine keşif günlüklerime devam ediyorum arkadaşlar:)

Bugün sizlere yarı hayal yarı gerçek bir keşif anlatacağım, yani resimler gerçek keşiften, ama anlattıklarım hayal ürünü olacak. 

Bu bir otopsi  keşfi hikayesidir.



Keşif mahalli yukarıda gördüğünüz ev.



Bu ev ormanın içinde eski bir ev. İçinde yaşlı bir karı koca yaşıyordu. Kimsecikleri de yoktu. Karı koca bu evin içinde vahşice katledilerek öldürüldüler.

Yaşlı çiftimiz çevrelerinde  bulunan mandıradan süt alırlarmış düzenli olarak. Olay günü sütçü eve geldiğinde kapıyı açık bulmuş ve yaşlı çiftin yerde kanlar içerisinde yatan cesetlerini görmüş. Hemen korkuyla oradan ayrılmış ve polise haber vermiş. Tabiiki sütçünün  polise haber vermesiyle olay bize intikal etti. 

O haftasonu savcılıkta ben nöbetçiydim. Bu konularda çok şanslıyımdır 🙂 illaki birşeyler çıkar nöbetlerimde… Nadiren çıkmadığı da olur 😊

Jandarma  aradığında saat sabah dokuz civarlarındaydı, haberi alır almaz apar topar olay mahalline gittik savcımızla.  Ev ormanlık alanın içinde eski derme çatma bir evdi. Evin içine girdik. Yaşlı dede ile nine yerde kanlar içinde yatıyorlardı. Etraf dağılmış masalar devrik bir şekildeydi. Bir boğuşmanın yaşandığı belliydi. Yaşlı amcanın boğazı kesilmiş, yaşlı ninenin ise karnında ve kalbine yakın yerlerinde bıçak darbeleri vardı. Yerler kan gölü gibiydi. Cesetler şişmiş ve morarmış kaskatı vaziyetteydi. Yaşlı amcanın  gözleri açıktı. Olayın üstünden günler geçmiş olduğu anlaşılıyordu. Ben uzaktan baktım çok yakından bakmak istemedim. Uzaktan bile çok korkunç görünüyordu cesetler.

Olay mahalli jandarmanın alanında olduğu için askerler geldiler bizimle. Cesetleri cenaze arabası ile hastane morguna götürdüler ve orada cesetler ile ilgili savcı ve doktor incelemelerini yaptılar. Otopsi zaptını tuttuk. Daha sonra cesetleri Adli Tıp’a sevk ettik. 

Yaşlı çiftimizi kim neden öldürdü ?katil ya da katil zanlıları hala bulunamadılar. Bu vahşi cinayet  Faili meçhuller arasında kaldı. 

Keşif Günlükleri

Yazmaya yazmaya ne yazacağıma hala karar veremedim. Ne yazsam acaba 🧐

Hmmm 👍 evet buldum. Geçen gün gittiğim keşifte çok güzel canlarla tanıştım. Onlardan bahsedeyim sizlere 😀

Bazılarınız bilir Pazartesi günü bizim keşif günümüzdür. Milletin malının mülkünün peşine düşer dağ bayır gezeriz. İşimiz bu napalım :)) Taşınmazın değerinin bilirkişilerce tespitini sağlarız. Aslında görevimin en sevdiğim ve bazen de zorlandığım bölümlerinden biridir keşif. Güzel havalarda bir gezi, traking gibi geçen keşfimizin soğuk havalarda pek keyifli geçtiğini söyleyemesem de doğa ile iç içe olmak beni mutlu ediyor. Toprağa basmak, mis gibi dağ ve orman havasını koklamak tüm enerjimi yükseltiyor. Bildiğiniz bir terapi gibi geliyor bana. Düşünsenize bütün gün kapalı ortamda dosyalarla boğuşan biri olarak keşiften ne kadar haz aldığımı:) Siz de olsanız benim yerimde keşifleri gerçekten seversiniz.

Her keşifte hava çok soğuk değilse turist Ömer gibi muhakkak resim çeker, selfi yaparım.  😃

Bazen keşiflerde köpüşler de eşlik ediyor bizlere, onlarla vakit geçirmeyi seviyorum. Biraz ilgi gördükleri zaman hemen oyunlar yapmaya tüm sevimliliklerini göstermeye bayılıyorlar. Ben de onları izleme bayılıyorum. 

Narnia günlükleri gibi keşif günlükleri yazımın sonuna geldik arkadaşlar. Bir dahaki mal paylaşımındaki keşfimde görüşmek dileğiyle sağlıcakla kalın güzel dostlar.

25 Kasım Kadına Şiddete Hayır Günü

<div class=’text-justify’>

Herkese merhaba arkadaşlar.

Bugün 25 kasım “kadına şiddete hayır günü” bugüne özel daha önce yazdığım bir yazıyı Steempres Kanalı ile sizlerle yeniden paylaşmak istedim.
https://resmim.net/f/caQFO3.jpg

[source](https://resmim.net/f/caQFO3.jpg) [/IMG]

Türkiye’de kadın olmak, yazacak o kadar çok şey var ki, ve o kadar geniş bir konu ki… Türkiye de kadın olmak bazen dünyanın en güzel duygusu, cennet bile bizim ayaklarımızın altında. Ama bazen de tam tersi, işkence…

 

Peki nasıl bir şey Türkiye’ de kadın olmak, bizler neler yaşıyoruz? Ya da yaşamaktan mahrum bırakılıyoruz. Neden Türk toplumunda kadın olmak zor? Neden, neden, neden…İsyan edesim var. İiisssyaaaannn😣( şarkısı da var)

 

Çünkü geçmişten gelen ananelerimiz, gelenek, görenek, örf ve adetlerimiz kadınların toplumda hep ikinci planda kalmalarına neden olmuştur. Tabiiki hepsi değil, bazıları çok tuhaf örf ve adetler, bu düşünceler yurdumuzun daha çok doğu kesimlerinde hakim olsa da batıda da bu geri kalmışlığın ağırlığını yaşayan kadınlarımız halen bulunmaktadır. Çocuk yaşta evlendirilmek zorunda bırakılan kız çocukları, namus derdine öldürülen kadınlar…

 

Ben de Türkiye’de kadın ya da kız olmanın sıkıntılarını az çok yaşayanlardanım, aslen Konyalıyım mutasıp bir ailenin tek kızıyım, bir erkek kardeşim bir de abim var. Küçük yaştan beri kız olmanın baskısı altında ezildim, çok dertliyim, çoook. Ortaokula kadar sürekli etek giymek zorunda bırakıldım. Kız çocuğu pantolon giymez, günah. Kız kısmı kahkahayla gülmez ayıp. Kız kısmı gezmez dedikodu çıkar. Kız kısmı yaşamasın… 😞 Eskiden kız çocukları doğunca gömerlermiş ya kız oldu diye, bizi de diri diri gömüyorlar bazen.

 

Erkek kardeşlerim babamla daha yakınken, ben kız olduğum için uzaktan mı bakmalıydım babama, ben kız çocuğuyum diye doya doya sarılamaz mıydım babama? Başımı dizine yaslayıp yatamaz mıydım kucağında? … ☹️

 

Baba evinde hal böyleyken koca evinde de durum pek farklı olmadı tabiiki. Kadın kısmı çalışmaz, kadın kısmı bakkala bile gidemez, kahve önünden geçemez. Kadın bir köle bir hizmetçi…(yeni evliyken tabiiki şimdi değil) Erkekler sadrazam, padişah… Kadın eşine haklı da olsa konuşamaz susacak susacak susacak.(susma sustukça sıra sana gelecek

 

Ya kadına şiddet uygulayanlara ne demeli? Onlar için söyleyecek çok lafım var. Acizler, güçsüzler, zavallılar…

 

https://resmim.net/f/VejScs.jpeg

[source](https://resmim.net/f/VejScs.jpeg)[/IMG]

Kadına şiddet olayının sıkça rastlandığı toplumumuzda kadının söz hakkı da yok gibi birşey, bizler ataerkil ailenin çocuklarıyız. Bizler giydiğimiz kıyafetlere göre yargılanan, mini etek giydi diye tacizi hakeden bir toplumun kadınlarıyız.

 

Türk toplumu olarak erkek egemen bir toplumuz. Dediğim gibi batıda bu durum biraz daha farklı, çünkü çalışan kadın sayısı daha fazla. Kadınların çalışması demek güçlü kadın demek, ekonomik özgürlüğünü eline almış bir kadın olarak kendimi çalışma hayatına atıldıktan sonra anlamaya başladım. Değerli olduğumu hissettim. Kendime güvenim arttı. Çalışma hayatına geç başlamamın nedeni de kadın olmam… Kadın kısmı çalışmaz. Evde oturup kocasına ve ailesine hizmet eder. Ama ben bu konuda pasif kalmadım.Ekonomik özgürlüğümü kazanmak için direndim, emek verdim, mücadele ettim. Biz kadınlar elimizdeki büyük gücün farkına varırsak ancak başarılı olabiliriz,. Elinizdeki gücü farkedin…

 

## Mesleğime Başlamadan Önce Ben

Ev hanımıyken bile hep ekonomik özgürlüğümü kazanmak için uğraştım. Mesleğime 35 yaşında başladım, ama kazanmak için beş sene mücadele verdim beş sene boyunca defalarca klavye sınavı ve mülhakatlara girdim ve kazandım. Mesleğe başlamadan önce evde özel İngilizce dersi vererek evime katkı sağladım, lise mezunuydum o sıralar, ama kendimi geliştirdim, nasıl mı? Kendi çocuklarıma öğretmenlik yaparken onların başarılı öğrenciler olması dikkat çekiyordu. Özellikle çocuklarımın ingilizcedeki üstün başarıları diğer çocukların annelerinin ilgisini çekiyordu, sonra onların çocuklarına da yardımcı olmaya başladım, ders verdiğim çocukların başarıları artmaya başlayınca bu işi parayla yapmamı istediler, böylece kısmen de olsa idealimdeki mesleği yapma imkanım oldu.

 

Sekiz sene boyunca evimde özel İngilizce dersi verdim, evimin bir odası sınıf gibiydi, minik öğrencilerim vardı, ortada tekerlekli sehpa, karşısında beyaz tahta, üçer kişilik gruplar halinde ders veriyordum, oyunlarla, sevgiyle ders verdiğim öğrenciler başarılı oldukça, talep artıyordu, öğrencilerimin çoğu subay ailelerinin çocuklarıydı, sadece İngilizce değil, matematik dersi de verdim. Hatta okuma yazma bilmeyen iki çocuğa da okumayı öğrettim.

 

Hayat beni yenemedi. Ben hayatı yendim. 🤗🤗🤗 Çevremde parmakla gösterilecek insanlar arasındayım, benim hayatla mücadelemi gören herkes her zaman beni örnek gösterir. Çok mu övdüm kendimi. 🤗 Ama ben övgüyü hakediyorum, çünkü ben güçlü kadının simgesiyim. Ben bütün kadınların sesiyim.

 

Benim hayatım başlı başına bir başarı öyküsü aslında. Siz sadece çeyreğini biliyorsunuz… Aslında ben kendimi övmeyi sevmem ama, aslında mütevazi biriyim ama, şimdi değil. 😃

 

İşte Türkiye’de kadın olmak böyle bir şey, zoru başarmak, mücadele etmek, aynı benim gibi… aynı sizler gibi…

 

Türkiye de kadın olmayı seviyorum,çünkü beni daha güçlü kılan mücadele ruhumu geliştiriyor.

 

TÜRKİYE’DE KADIN OLMAYI SEVİYORUM, ÇÜNKÜ BEN DAMARLARIMDA KIRMIZI AL BAYRAĞIMIZIN RENGİ OLAN ASİL KANI TAŞIYORUM.

 

Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim 😊

Yorumlarınızı bekliyorum

 

Kendi yazdığım yazıma Çita gelmemesi için alıntı şeklinde belirttim.

Kaynak yazımın linkim

https://steemit.com/tr/@baycan/tuerkiye-de-kadin-olma-muecadelesi-trliste-2-yarisma

 

Kalın sağlıcakla…

</div>

Çok Güzel İnsanlar Kazanmışım Ben

Bir düş ülkesinin kapıları ardında,

Uyurgezer olmuşum ben.

Steemit hep aklımda.

Dmania ile kanka olmuşum ben.

 

Kryptonia da görevler yaparak,

Sup milyoneri olmuşum ben,

Steemit yazıları okuyarak,

Bilgime bilgi katmışım ben.

 

Her ne kadar steem düşse de,

Herşey para mı arkadaş?

Yatırımlarımı güzelliğe yaparak,

Çok güzel insanlar kazanmışım ben.

Bu şiirimi edebiyat ve Zümrüt kızların hazırlamış olduğu şiir yarışmasına neşe katmak için yazdım. Umarım beğenirsiniz 🤗

 

Öğretmenler Gününüz Kutlu Olsun

Çocuklarımıza ışık olan, bilgiyi, doğruyu  ve güzelliği öğreten tüm öğretmenlerimizin öğretmenler günü kutlu olsun. Baş öğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve rahmetle anıyoruz.

Öğretmenler günü; 24 Kasım 1928, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliği”ni kabul ettiği gündür. Bakanlar Kurulu, Atatürk’e “Millet Mektepleri Başöğretmenliği” ünvanını 11 Kasım 1928’de yaptığı toplantıda vermiş ve bu ünvan, 24 Kasım’da Millet Mektepleri Talimatnamesi’nin yayınlanması ile resmileşmişti. Atatürk’ün 100. doğum yıldönümü olan 1981’de, “başöğretmen” olduğu günün ülke çapında Öğretmenler Günü olarak kutlanmasına karar verildi. Ayrıca Öğretmenler Günü pek çok ülkede 1994’ten beri her yıl 5 Ekim günü UNESCO tavsiyesiyle kutlanmaktadır. Hatta bu yıl google bile doodle olarak aşağıdaki görseli uygulamıştır.

 

Öğretmenler yeni nesil sizlerin eseri olacaktır.

M. Kemal Atatürk

 

 

Yarışma Sonuçları 😃

Herkese merhaba arkadaşlar. İki hafta önce Zümrüt Kızlar (@sudefteri, @baycan , @damla) olarak düzenlediğimiz yarışma sonuçlarını bugün açıklıyoruz.

 

İtiraf etmeliyiz ki yarışmaya katılan her yazı birbirinden iddialı ve güzeldi. Bizler için hepsi birinci olabilecek kadar güzel yazılardı. Seçerken çok zorlandığımızı belirtmeliyim. “Zümrüt Kızlar”olarak ( bu arada bu ünvanı @avina hocamız verdi 🙂 katılım gösteren bütün kardeşlerimizi gönülden kutluyoruz.

 

SONUÇLAR:

1. @tahirozgen – 5 Steem
2. @edebiyat – 4 Steem
3. @doctobishop – 3 Steem
4. @etasarim – 2 Steem
5. @avina – 1 Steem
6. @maonx – 1 Steem
7. @sahinadm – 1 Steem
8. @bulent1976 – 1 Steem
9. @nasb – 1 Steem

Tekrardan herbirine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Emeklerinize yüreklerinize sağlık arladaşlar.

Bir dahaki eğlenceli yarışmamızda görüşmek üzere. Kalın sağlıcakla 🤗

Yarışmaya Katılmak İsteyenler Olursa Süreyi Uzatabiliriz.

Herkese merhabalar 🤗

Geçen gün sevhili @damla ve sevgili @sudefteri ile düzenlemiş olduğumuz yarışmamıza katılımın az olduğunu farkettim ve belki duymayanlar ya da yazılarını yetiştirememiş olanlar için yarışma süresini iki gün daha uzatmaya karar verdik.

Şu ana kadar yarışmaya beş kişi katıldı. Ödüllerimiz on kişiye kadar yetecek şekilde ayarlandı. Yarışmamızda beş kişilik kontenjan boşluğu var 🙃

 

Yarışmaya katılacak şanslı beş kişi daha arıyoruz. Katılımlarınızı bekliyoruz. Yazarken çom eğleneceğinize eminim.

Sağlıcakla kalın güzel dostlar 🤗🤗

Yarışmalara Katılımlarınızı Bekliyoruz :)

Herkese merhaba arkadaşlar.

Dün ve bugün steemitte sizlere özel iki yarışma hazırladık. Yarışmalardan bir tanesi @sudefteri @damla ve benim hazırladığımız eğlence dolu steemit karakterleri ile ilgili hikaye yazmak diğeri ise @turkcebilim de @gokhan83kurt ve @sahinadm ın hazırlamış oldukları bilimsel resi çizme ya da Fotoğraf çekme yarışmalarına herkesin katılımını bekliyoruz.  Belki aranızda duymayan vardır ve bu yazım satesinde yarışmalarımıza katılım artar. Herkesin güzel bir paylaşım yaparak  platforma bir hareketlilik gelmesini umuyoruz.

 

Kalın sağlıcakla 🤗