25 Kasım Kadına Şiddete Hayır Günü

<div class=’text-justify’>

Herkese merhaba arkadaşlar.

Bugün 25 kasım “kadına şiddete hayır günü” bugüne özel daha önce yazdığım bir yazıyı Steempres Kanalı ile sizlerle yeniden paylaşmak istedim.
https://resmim.net/f/caQFO3.jpg

[source](https://resmim.net/f/caQFO3.jpg) [/IMG]

Türkiye’de kadın olmak, yazacak o kadar çok şey var ki, ve o kadar geniş bir konu ki… Türkiye de kadın olmak bazen dünyanın en güzel duygusu, cennet bile bizim ayaklarımızın altında. Ama bazen de tam tersi, işkence…

 

Peki nasıl bir şey Türkiye’ de kadın olmak, bizler neler yaşıyoruz? Ya da yaşamaktan mahrum bırakılıyoruz. Neden Türk toplumunda kadın olmak zor? Neden, neden, neden…İsyan edesim var. İiisssyaaaannn😣( şarkısı da var)

 

Çünkü geçmişten gelen ananelerimiz, gelenek, görenek, örf ve adetlerimiz kadınların toplumda hep ikinci planda kalmalarına neden olmuştur. Tabiiki hepsi değil, bazıları çok tuhaf örf ve adetler, bu düşünceler yurdumuzun daha çok doğu kesimlerinde hakim olsa da batıda da bu geri kalmışlığın ağırlığını yaşayan kadınlarımız halen bulunmaktadır. Çocuk yaşta evlendirilmek zorunda bırakılan kız çocukları, namus derdine öldürülen kadınlar…

 

Ben de Türkiye’de kadın ya da kız olmanın sıkıntılarını az çok yaşayanlardanım, aslen Konyalıyım mutasıp bir ailenin tek kızıyım, bir erkek kardeşim bir de abim var. Küçük yaştan beri kız olmanın baskısı altında ezildim, çok dertliyim, çoook. Ortaokula kadar sürekli etek giymek zorunda bırakıldım. Kız çocuğu pantolon giymez, günah. Kız kısmı kahkahayla gülmez ayıp. Kız kısmı gezmez dedikodu çıkar. Kız kısmı yaşamasın… 😞 Eskiden kız çocukları doğunca gömerlermiş ya kız oldu diye, bizi de diri diri gömüyorlar bazen.

 

Erkek kardeşlerim babamla daha yakınken, ben kız olduğum için uzaktan mı bakmalıydım babama, ben kız çocuğuyum diye doya doya sarılamaz mıydım babama? Başımı dizine yaslayıp yatamaz mıydım kucağında? … ☹️

 

Baba evinde hal böyleyken koca evinde de durum pek farklı olmadı tabiiki. Kadın kısmı çalışmaz, kadın kısmı bakkala bile gidemez, kahve önünden geçemez. Kadın bir köle bir hizmetçi…(yeni evliyken tabiiki şimdi değil) Erkekler sadrazam, padişah… Kadın eşine haklı da olsa konuşamaz susacak susacak susacak.(susma sustukça sıra sana gelecek

 

Ya kadına şiddet uygulayanlara ne demeli? Onlar için söyleyecek çok lafım var. Acizler, güçsüzler, zavallılar…

 

https://resmim.net/f/VejScs.jpeg

[source](https://resmim.net/f/VejScs.jpeg)[/IMG]

Kadına şiddet olayının sıkça rastlandığı toplumumuzda kadının söz hakkı da yok gibi birşey, bizler ataerkil ailenin çocuklarıyız. Bizler giydiğimiz kıyafetlere göre yargılanan, mini etek giydi diye tacizi hakeden bir toplumun kadınlarıyız.

 

Türk toplumu olarak erkek egemen bir toplumuz. Dediğim gibi batıda bu durum biraz daha farklı, çünkü çalışan kadın sayısı daha fazla. Kadınların çalışması demek güçlü kadın demek, ekonomik özgürlüğünü eline almış bir kadın olarak kendimi çalışma hayatına atıldıktan sonra anlamaya başladım. Değerli olduğumu hissettim. Kendime güvenim arttı. Çalışma hayatına geç başlamamın nedeni de kadın olmam… Kadın kısmı çalışmaz. Evde oturup kocasına ve ailesine hizmet eder. Ama ben bu konuda pasif kalmadım.Ekonomik özgürlüğümü kazanmak için direndim, emek verdim, mücadele ettim. Biz kadınlar elimizdeki büyük gücün farkına varırsak ancak başarılı olabiliriz,. Elinizdeki gücü farkedin…

 

## Mesleğime Başlamadan Önce Ben

Ev hanımıyken bile hep ekonomik özgürlüğümü kazanmak için uğraştım. Mesleğime 35 yaşında başladım, ama kazanmak için beş sene mücadele verdim beş sene boyunca defalarca klavye sınavı ve mülhakatlara girdim ve kazandım. Mesleğe başlamadan önce evde özel İngilizce dersi vererek evime katkı sağladım, lise mezunuydum o sıralar, ama kendimi geliştirdim, nasıl mı? Kendi çocuklarıma öğretmenlik yaparken onların başarılı öğrenciler olması dikkat çekiyordu. Özellikle çocuklarımın ingilizcedeki üstün başarıları diğer çocukların annelerinin ilgisini çekiyordu, sonra onların çocuklarına da yardımcı olmaya başladım, ders verdiğim çocukların başarıları artmaya başlayınca bu işi parayla yapmamı istediler, böylece kısmen de olsa idealimdeki mesleği yapma imkanım oldu.

 

Sekiz sene boyunca evimde özel İngilizce dersi verdim, evimin bir odası sınıf gibiydi, minik öğrencilerim vardı, ortada tekerlekli sehpa, karşısında beyaz tahta, üçer kişilik gruplar halinde ders veriyordum, oyunlarla, sevgiyle ders verdiğim öğrenciler başarılı oldukça, talep artıyordu, öğrencilerimin çoğu subay ailelerinin çocuklarıydı, sadece İngilizce değil, matematik dersi de verdim. Hatta okuma yazma bilmeyen iki çocuğa da okumayı öğrettim.

 

Hayat beni yenemedi. Ben hayatı yendim. 🤗🤗🤗 Çevremde parmakla gösterilecek insanlar arasındayım, benim hayatla mücadelemi gören herkes her zaman beni örnek gösterir. Çok mu övdüm kendimi. 🤗 Ama ben övgüyü hakediyorum, çünkü ben güçlü kadının simgesiyim. Ben bütün kadınların sesiyim.

 

Benim hayatım başlı başına bir başarı öyküsü aslında. Siz sadece çeyreğini biliyorsunuz… Aslında ben kendimi övmeyi sevmem ama, aslında mütevazi biriyim ama, şimdi değil. 😃

 

İşte Türkiye’de kadın olmak böyle bir şey, zoru başarmak, mücadele etmek, aynı benim gibi… aynı sizler gibi…

 

Türkiye de kadın olmayı seviyorum,çünkü beni daha güçlü kılan mücadele ruhumu geliştiriyor.

 

TÜRKİYE’DE KADIN OLMAYI SEVİYORUM, ÇÜNKÜ BEN DAMARLARIMDA KIRMIZI AL BAYRAĞIMIZIN RENGİ OLAN ASİL KANI TAŞIYORUM.

 

Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim 😊

Yorumlarınızı bekliyorum

 

Kendi yazdığım yazıma Çita gelmemesi için alıntı şeklinde belirttim.

Kaynak yazımın linkim

https://steemit.com/tr/@baycan/tuerkiye-de-kadin-olma-muecadelesi-trliste-2-yarisma

 

Kalın sağlıcakla…

</div>

Çok Güzel İnsanlar Kazanmışım Ben

Bir düş ülkesinin kapıları ardında,

Uyurgezer olmuşum ben.

Steemit hep aklımda.

Dmania ile kanka olmuşum ben.

 

Kryptonia da görevler yaparak,

Sup milyoneri olmuşum ben,

Steemit yazıları okuyarak,

Bilgime bilgi katmışım ben.

 

Her ne kadar steem düşse de,

Herşey para mı arkadaş?

Yatırımlarımı güzelliğe yaparak,

Çok güzel insanlar kazanmışım ben.

Bu şiirimi edebiyat ve Zümrüt kızların hazırlamış olduğu şiir yarışmasına neşe katmak için yazdım. Umarım beğenirsiniz 🤗

 

Öğretmenler Gününüz Kutlu Olsun

Çocuklarımıza ışık olan, bilgiyi, doğruyu  ve güzelliği öğreten tüm öğretmenlerimizin öğretmenler günü kutlu olsun. Baş öğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve rahmetle anıyoruz.

Öğretmenler günü; 24 Kasım 1928, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliği”ni kabul ettiği gündür. Bakanlar Kurulu, Atatürk’e “Millet Mektepleri Başöğretmenliği” ünvanını 11 Kasım 1928’de yaptığı toplantıda vermiş ve bu ünvan, 24 Kasım’da Millet Mektepleri Talimatnamesi’nin yayınlanması ile resmileşmişti. Atatürk’ün 100. doğum yıldönümü olan 1981’de, “başöğretmen” olduğu günün ülke çapında Öğretmenler Günü olarak kutlanmasına karar verildi. Ayrıca Öğretmenler Günü pek çok ülkede 1994’ten beri her yıl 5 Ekim günü UNESCO tavsiyesiyle kutlanmaktadır. Hatta bu yıl google bile doodle olarak aşağıdaki görseli uygulamıştır.

 

Öğretmenler yeni nesil sizlerin eseri olacaktır.

M. Kemal Atatürk