30 Ağustos Zafer Bayramı’mız kutlu olsun :)

 

 

Bugünün anlam ve önemini anlatmaya ne yazılar ne cümleler yeter.

Bugün ülkemizde 1926’dan beri kutlanmakta olan zafer bayramının 92. Yılını kutlamaktayız.

30 Ağustos’ta Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi, Kurtuluş Savaşı sırasında Türk ordusunun işgalci güçlere son ve kesin darbeyi vurmasını sağlamak ve yurdumuzdan atmak için düşünülüp planlanan gizli bir harekât idi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin oturumunda kendisine dördüncü kez olmak üzere Başkomutanlık yetkisi verilen Mustafa Kemal Paşa taarruz kararını haziran ayında almış ve hazırlıkları gizli olarak yürütmüştü. Büyük Taarruz Ağustos’un 26’sını 27’sine bağlayan gece Afyon’da başlamış, Aslıhan civarında kuşatılan düşman birliklerinin Mustafa Kemal Paşa’nın bizzat idare ettiği Dumlupınar Meydan Muharebesi’nde imha edilmesi ile Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanmıştı.

 

 Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün komutasında Büyük Taarruz 26 Ağustos 1922’de başladı ve  4 gün sürdü.
Mustafa Kemal Atatürk ve ordumuz üstün bir performans sergiledi. Bizlerin özgürlüğü için canlarını hiç düşünmeden feda ettiler. Neticede düşman  kuvvetleri dağıtıldı ve çoğu esir alındı. Ardından 9 Eylül’de İzmir’in de Yunan işgalinden kurtulmasıyla, Yurdumuz düşman işgalinden tamamen temizlenmiş oldu. 
Bağımsızlığımız ve özgürlüğümüz için canlarını feda eden aziz şehitlerimize ve
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ‘e minnet borçluyuz. O’ nu ve tüm şehitlerimizi saygı, ve rahmetle  anıyoruz.

 

[kaynak] (https://www.google.com.tr/amp/m.milliyet.com.tr/amp/30-agustos-zafer-bayrami-nedir–gundem-2303164/)

 

Mevlana’dan Selamlar 3. Bölüm

Herkese merhaba arkadaşlar.

Bugün mevlana’nın içini gezeceğiz sizlerle.

En son Mevlana’nın giriş kapısından içeri girecektik hepbirlikte. Şimdi gelin hepbirlikte sizler için çektiğim fotoğraflarla  içeri girip mevlana ziyaretimizi yapalım.

 

 

Her resmin altına Mevlana hazretlerinin sözlerini yazacağım, böylelikle onun özlü sözlerinin bir nebze de olsa hayatımızda yer almasını sağlamaya çalışacağım.

“gel ne olursan ol, yine gel”

Hz. Mevlana

 Mevlana müzesinin giriş rezminin altına Mevlana’nın bu güzel sözünü yazdım. Ne güzel bir sözdür bu söz. İnsan ayırtetmeksizin herkesi iyiliğe güzelliğe davet ediyor. Günahlarımızla sevaplarımızla bizi kabul ediyor.

Yine üstteki resimde girişin sağ ve sol tarafınllarını görüyorsunuz.

“Kusur bulmak için bakma birine, bulmak için bakarsan bulursun, kusuru örtmeyi marifet edin kendine. İşte o zaman kusursuz olursun.”

-Hz.Mevlana

 Ben de kusur bulmayı ve bulanları sevmem. Kusur varsa örtmeyi tercih ederim. Dalga geçmem kimsenin kusuru ile. Benim kusurum ile dalga geçilmesini de istemem. Kusursuz kimse yoktur. Tek kusursuz yüce Allah’tır.

Yine üstteki resimde girişin tavan süzlemesi ve avizesini görmektesiniz. Çok güzel bir mimari ve işçilikle yapılmış bir eser.

 

Binanın inşaatı sırasında  malzemelerinin içerisine hem yapı sağlam olsun, hemde karıncalar içeri girmesin diye  inşaat ustaları tarafından  yumurta akı katılmıştır. Böylelikle çok sağlam bir yapı elde edilmiştir.

 

Mevlana Celalettin Rumi’nin kendini bilmeye ve aşka dayanan felsefesi ile tüm dünyaya örnek olmaya etkilemeye halen devam ediyor.

Evet sevgili dostlar bugünlük de bu kadar bir dahaki bölümde görüşmek üzere sağlıcakla kalın.

Mevlana’dan Selamlar 2. Bölüm

Herkese merhaba arkadaşlar. 🤗

Mevlana ziyaretimin ikinci bölümünde Mevlana’nın içine girinceye kadar çektiğim resimleri paylaşarak devam ediyorum.

Bir önceki yazımda üçler mezarlığından bahsetmiştim. Şimdi yine hemen mevlana müzesinin yanıbaşındaki komşusu Selimiye camisinden bahsedeceğim.

Konya’nın tam ortasında bulunan bu eşsiz mimari padişah 2. Selim tarafından tarafından 1558 yılında yaptırılmaya başlanmış ve 9 yıl sonra bitirilmiştir.

Cami girişinde sağ taraftaki kapıda  “Camideki mümin sudaki balık gibidir, ondan zevk alır”, sol kapıda da“Camideki münafık kafeste bunalan kuş gibidir” yazıları bulunmaktadır.

Üstteki resimde Mevlana müzesine ilk girişteki güvenlik önlemlerinin alındığı kısmı görüyorsunuz.

Hemen girişte bulunan tanıtım yazısı.

Güvenliği geçtikten sonra geniş ferah bir alan.

Ve yan tarafta Mevlana.

İkinci girişin solunda evliyalara ait mezarlar var.

Melana’nın avlusu.

Avluda bulunan şadırvan.

Vee işte Mevlana’nın giriş kapısı.

Bugünlük bu kadar arkadaşlar. Mevlana’nın içini bir dahaki bölümlerde gezmek üzere sağlıcakla kalın.

Mevlana’dan Selamlar 1. Bölüm

Herkese merhaba arkadaşlar.

Bu bayram ailemi ve akrabalarımı ziyaret etmek amacıyla memleketim Konya’ ya geldiğimi az çok hepiniz biliyorsunuz. Ben de sizler için memleketimin en güzel yeri olan mevlana ile ilgili tanıtıcı bir seriye başlamak istedim ve köşebucak heryerin resmini çekip sizlerle paylaşmak istedim.

Şimdi gelin hepbirlikte Mevlana’yı gezmeye başlayalım.

İsterseniz Mevlana’nın hemen yanında bulunan komşusu üçler kabrini görmeden geçmeyelim. Rahmetli dedem burada yatıyor. “her nefis ölümü tadacaktır.”  Okumaya devam et Mevlana’dan Selamlar 1. Bölüm

Herkese İyi Bayramlar Dilerim 😃

Herkese merhaba Steemit topluluğu, hepinizin bayramınızı en içten dileklerimle kutlar; sağlık, mutluluk ve huzur dolu nice bayramlar dilerim.

 

Şuan gördüğünüz cennet timsali bahçeli terasta oturdum, yazıyorum.

Bu bayram, ölüm var, kalım var dedim ve Konya ‘ya ailemin yanına geldim. Nitekim de içime doğmuş geldiğim günün ertesi günü koca çınar dayım vefat etti. İçimden dedim ki, dayım beni cenazesine çağırmış. On gün komada kaldıktan sonra vefat etti. 78 yaşındaydı. Çok şakacı ve espriliydi. Hep güldürmeyi severdi. Youteber olsa izlenme rekorları kırardı kesin rahmetli. Ruhu şad olsun, mekanı cennet olsun inşallah.

 

Ailemi ve akrabalarımı çok özlemiştim. Sevdiklerimizi sağken ziyaret etmek, sevgimizi, değer gösterdiğimizi belli etmek çok önemli…

 

Bayramlar, düğünler ve cenazeler insanları bir araya getiren unsurlar. Bayramlarda büyüklerimizi ziyaret edip gönüllerini almak, hal hatır sormak, eve gelenlere ikram ve izzette bulunmak güzel adetlerimizdendir. Hele kurban bayramının havası bir başkadır. Sabah erkenden aile reisleri kurbanlarını eda edip, dağıtım yaparlar. Et girmeyen ev kalmaz.

 

Etlerinizi özellikle et alamaya gücü olmayanlara verirseniz sevabı daha büyük olur. Üçte ikisi muhakkak dağıtılmalı, gücü olanlar kurbanlarını kesmeli. Kurban kesmek insana bereket verir, kazalardan belalardan korur.

 

Annemin evine geldiğimde özlediğim en güzel şeylerden biri de annemin  herçeşit meyvesi bulunan cennet bahçeli terasıydı. Huzuru yakaladığım, gece yıldızları saydığım bu terastan bir kaç resim paylaşarak yazıma son veriyorum.

Not:steempress te resim boyutları  2 mb den büyük olunca ekletmiyor, bu yüzden resim boyutlarını küçültmek zorunda kalıyorum. Yoksa daha güzel resimler vardı. Bu kadar oldu.

Herkese Şeker Tadında Bayramlar Dilerim 🤗🤗

 

http://fs5.directupload.net/images/180614/3bft5gbn.png

 

<center>[<img src=”https://steemitimages.com/0x0/https://ipfs.busy.org/ipfs/QmYzfX5UT9bqp9yXvTEpag55FibtBTecPzySZp72W4jGGG“>](https://steemit.com/jumbot/@jumbot/jumbot-guencelleme-19-05-2018-delegasyon-ile-ueyelik)</center>

Sesimi Duyan Var mı !!!

Günlerden 17 ağustos 1999, saat 03:02, önce hafif bir uğultuyla gelen bir sesin ardından şiddetlenen uğultu ve tarifi olmayan bir sarsıntıyla uyandı o anı yaşayanlar…

[kaynak](https://youtu.be/9KkI8svunnA)

45 sn süren yaklaşık 7. 5 Mw şiddetindeki depremde, bilinen 18.373 ölüm, 23.781 yaralı oldu. 505 kişi sakat kaldı. Resmi olmayan bilgilere göre ise yaklaşık 50.000 ölüm,  100.000’e yakın da yaralanan oldu. Ayrıca 133.683 çöken bina ile yaklaşık 600.000 kişiyi evsiz kaldı.

Hepimizi derinden sarsan 17 ağustos depreminin bilonçosu çok ağır olmuştur.

 

Evet bilançosu bu kadar ağır olan bu deprem yüreklerimizden beynimizden hiç silinmedi. Marmara Bölgesinde olup da bu korkunç  depremi yaşamayanımız yoktur. Hep o ses kulaklarımızda yankılandı **”sesimi duyan var mı?”**günlerce gözyaşı döktük haberlerde izlediğimiz görüntülerle, bir de o anı yaşayanlara sormalı, bizler izlerken ağladık onlar yaşarken mahvoldular, yuvaları yokoldu, ocakları söndü, bebeler öksüz; analar, babalar evlatsız kaldılar, feryatlar figanlar koptu hepsinin yüreğinden, nasıl anlatılır ki bu acı, tarifi var mı? Allah bir daha kimseye yaşatmasın bu acıyı.


Deprem günü şiddetli sarsıntının merkezinde değildim ama yakınlarındaydım. Depremi merkezinde yaşayanlar kadar sarsıcı bir şekilde yaşamadım ama, orada yaşananlar ölenlerimizin acısı hepimizi derinden sarstı. Bugün bile izlediğim videolar beni derinden etkiledi. Eminim sizler de benimle aynı duyguları yaşadınız.


Aradan 19 sene geçmesine rağmen halen dün gibi hafızamda untmadım… O gece deprem anında uyumuyordum, eşimle bir tartışma yaşamıştım ve üzüntüden uyuyamıyordum. O da ben de uyanıktık, o salondaydı, ben yatakodasında, çocuklar odalarındaydı. Saat 03:02 iydi, bir uğultuyla geldi deprem, ömce yavaş bir sarsıntı, ardından yürekleri kaldıran şiddetli sarsıntı, hemen fırladık yataklardan, ikimiz de çocukların bulunduğu odaya koştuk ben birini o diğerini kucakladı, o zamanlar köyde kayınvalimde kalıyorduk. Ev ikş katlıydı, alt katlar dükkan tarzında, üst katlar daire şeklinde… İki katlı merdiveni kucağımzda çocuklarla koşar adım indik eşimle. Bizler depremi çok ağır yaşamadık ama korkusu yetmişti. Can tatlı derler ya gerçekten doğru… Elbet vereceğiz bu canı ama hayırlı bir şekilde verelim inşallah. Sonrasında eşimle neden tartıştığımızı bile unuttuk ölümlü dünyada.  Hemen haberleri açtık ve bu acı depremin çok ağır bir deprem olduğunu öğrendik. Merkez üstü Gölcük olan deprem bize yaklaşık 100 km uzaklıkta bir mesafedeydi ve biz ancak 5 şiddetinde hissetmişizdir. Buna rağmen günlerce evlerimize giremedik, çocuklarım küçüktü. Oğlum bir yaşında kızım ise iki yaşındaydı. Bebektiler daha… Aşağıda rutubetli, geceleri hamam böceklerinin cirit attığı dükkanda yattık günlerce, çocuklarım hasta oldular, ateşlendiler. Korkuyorduk giremiyorduk evlere.

Allahım depremi yerinde yaşayan o insancıklar nasıl dayandılar. Neler yaşadılar, bizler sadece izlediğimiz kadarını biliyoruz.:(

 

**Allah ölenlerimize rahmet eylesin.**

http://fs5.directupload.net/images/180614/3bft5gbn.png

<center>[<img src=”https://steemitimages.com/0x0/https://ipfs.busy.org/ipfs/QmYzfX5UT9bqp9yXvTEpag55FibtBTecPzySZp72W4jGGG“>](https://steemit.com/jumbot/@jumbot/jumbot-guencelleme-19-05-2018-delegasyon-ile-ueyelik)</center>

 

Komik karikatürlü deyimler ve baycanca yorumları

Herkese merhaba arkadaşlar. @edebiyat ın düzenlediği deyimlerle ilgili yarışmasına katkıda bulurken çok komik karikatürlü deyimlere rastladım ve sizlerle  göz boyamak deyiminin anlamını komik bir anlatımla paylaşarak keyifli bir yazı okumanızı istedim. Yüzünüzden gülmsemenizin eksik olmaması dileğiyle açıklamaya başlıyorum.

[kaynak] (file:///storage/emulated/0/Download/Goz-boyamak-deyiminin-karikaturu.jpg)

  • Göz boyamak

Baycanca;

Şimdi aşağıdaki resimde gördüğünüz üzere kadın bir gözünü boyamış diğer gözüne gelince rimeli göz kalemi bitmiş maalesef boyayamamış, işte bu deyimi bir kadın gözünü boyayıp diğer gözünü boyayamadığı zaman söylemiş ve bu deyim hayatımıza böylelikle girmiş. Her gözümü boyadığımda bu deyimi hatırlar  kalemim rimelim bitmediği için şükrederim.

Reelde;

Gösteriş yaparak iyi olmayan bir şeyi iyiymiş gibi göstermeye çalışmak.

Mesela pazarda hiç dikkatinizi çekti mi bilmem tezgaha ürünü dizerken önlere en güzellerini dizerler, arka taraflarda ise çürük çarık olur oradan tartıya koyarlar, yani öndeki ürünle göz boyayarak halkı kandırmaya çalışsalar da beni kandıramazlar :)))

Pazarda alışveriş yaparken mutlaka ürünün tartıya konacak tarafına bakarım hile hurda varsa almam.

http://fs5.directupload.net/images/180614/3bft5gbn.png

 

<center>[<img src=”https://steemitimages.com/0x0/https://ipfs.busy.org/ipfs/QmYzfX5UT9bqp9yXvTEpag55FibtBTecPzySZp72W4jGGG“>](https://steemit.com/jumbot/@jumbot/jumbot-guencelleme-19-05-2018-delegasyon-ile-ueyelik)</center>

Six Days War (altı gün savaşları)

  • “Six Days War”

 

[kaynak] (https://youtu.be/pHAQA8FJP3c)

Son günlerde duyduğum ve melodisi ile dinlemekten çok keyif aldığım bu şarkının hikayesini biraz araştırdım ve sizlerle de bu duygusal şarkıyı ve hikayesini paylaşmak istedim. İngiliz grup “Colonel Bagshot” tarafından yazılan bu şarkı  Mahmut Orhan tarafından remixlenerek son zamanlarda en çok duyduğumuz şarkılar arasına girmiştir.

altı gün savaşı ya da haziran savaşı diye anılan 1967 yılının 5 haziran pazartesi günü başlayıp, 10 haziran cumartesi günü son bulan Arap-İsrail savaşından esinlenerek yazılmış nefis bir parçadır. haftanın başından sonuna kadar savaşın biteceği “yarın” ın her şey için çok geç olmadan gelmeyeceğinden bahseder, cumartesi günü sonunda o “yarın” gelmiş, savaş bitmiştir ve tabii ki her şey için çok geçtir.

 

Mısır’daki askerlerin söylediği bu parçayı dinlerken duygulanmamak mümkün değil. Dinlemeyi sevdiğim  bir parçanın böylesine duygusal bir hikayesi olduğunu bilmiyordum.

israil’in batı şeria, tüm sina yarimadası ve golan tepelerini işgal ettigi savaş. İsrail 6 haziran 1967 günü sürpriz bir saldırıyla Mısır hava kuvvetlerini yerde yok etmiş, Ürdün, Irak ve Suriye ile aynı anda savaşmış ve doğu Kudüs’ü ilhak etmiştir. Mısır, Sina yarımadasını 1973 Yom Kippur savaşıyla  geri almış, ve bu geri alış tüm Arap-İsrail savaşlarında Arap tarafının dişe dokunur tek askeri “başarısı” olmuştur.

 

Bu şarkı, altı gün süren  savaşın ilk gününden beri  kaybeden tarafın belli olduğu, İsrail kuvvetlerinin hem havada, hem karada Mısır ordusunu yenilgiye uğrattığı, fakat Mısır askerinin **yenilgiye uğrayacağını bile bile**, ne olursa olsun savaşın her şey için çok geç olmadan bitmeyeceğini dile getirdiği bir parça.

“Yarın, asla her şey çok geç olmadan gelmez”

Kaynak : https://bilderim.com/bir-de-bu-sekilde-dinleyin-six-days-war-sarkisinin-altinda-yatan-trajik-hikaye/

http://fs5.directupload.net/images/180614/3bft5gbn.png


<center>[<img src=”https://steemitimages.com/0x0/https://ipfs.busy.org/ipfs/QmYzfX5UT9bqp9yXvTEpag55FibtBTecPzySZp72W4jGGG“>](https://steemit.com/jumbot/@jumbot/jumbot-guencelleme-19-05-2018-delegasyon-ile-ueyelik)</center>

 

Sevimli bot jumbottan güzel haberler

Herkese merhaba arkadaşlar.
Sizlere jumbot ile ilgili yapılan güzel bir değişiklikle ilgili olaeak bilgi vermek istiyorum.

Yazımı okurken severek dinlediğim bu parçayı dinlemeniz için buraya bırakıyorum.

Çok sevdiğim sevgili @jumbot kurallarında değişikliğe gitti. Artık isteyen kullanıcılarımıza @jumbot dan destek alabilmeleri için bir seçenek daha sunuyoruz. Bundan sonra sisteme sürekli katkı sunamayan kullanıcılarımızı kısıtlamayan, süre sınırı olmayan bir üyelik sunuyoruz.

>Üyeliklerde bulunan süre sınırlamasından memnun olmayanlar için ufak bir alternatif oluşturduk. Bu sayede ödeme yaptığınız üyelikler için herhangi bir süre sınırı olmayacak.
Süre sınırı kaldırmak için üyelik ücretine ek olarak ufak bir delegasyon işlemi gerekmektedir. Delegasyon oranları ise,

Jumbo-T1 5 SP
Jumbo-T2 5 SP
Jumbo-T3 10 SP
şeklinde olacak. Aytıntılı bilgiye [bu linkten](https://steemit.com/jumbot/@jumbot/jumbot-guencelleme-11-08-2018-suere-sinirini-kaldirmak) ulaşabilirsiniz.

Yazı yazmak ve kazanç sağlamak isteyenlere steempress te yazmalarını tavsiye ederim. Steempress için yardımcı olan bit çok kullanıcılarımız var kendilerime ulaşın muhakkak yardımcı olacaklardır.

Sevgiler

Dngo-io dan herkese selam 🙆‍♀️🤗

 

Herkese merhaba Steemit topluluğu 😃. Ben Baycan. Çoğunuz az cok tanıyorsunuz beni, kamu sektöründe memurum, Steemite yaklaşık 7 ay önce katıldım. Steemit benim için sosyalleştiğim, bir platform olmasının yanı sıra, bir çok güzel insanlarla tanıştım, çok güzel arkadaşlarlıklar edindim, hatta çok güzel arkadaşlarlıklar işe alıp yeni müşterilerim işe yardımcı olurtım bunu bunu keyif yaptım. Çünkü tekliften yararlan olabilmek benim için mutluluk verici bir etkinlik. Bunu bir çok kişiyle karşılaştım burada. Yardımsever ve paylaşmayı seven insanlarla bulabilirsiniz, fikir alışverişinde bulunmayı seviyorum.

 

Dngo ya üyeyim ve aktif olarak dngo seslendirme paylaşımları yapıyorum. Belki aranızda kitap seslendirmelerimi dinleyenler bulunuyor.

 

Sizlere kısaca tanımını yapacak olursam Dngo. io blockchain üzerindeki herkese açık sesli kitap. Tabiki Dngo-io yu sadece bir sesli kitap olarak da düşünmeyelim. Çünkü Dngo-io bir sivil toplum, bir platformda topluma faydalı projelerin üretlildiği ve üretilmesini sağlar. ** Bir de gerçek bir proje, bu projede yer almaktansa, benim için çok güzel ama belki de güzel bir ilke imza atacağız ve bu güzel, bu projeksiyon ismimim geçmesi de beni çok mutlu ediyor.

 

Dngo-io yaratıldı projelere bağlı bir oluşum ve iş mantığı üç şekilde yürüyor.

 

Dngo-io birincisi ile birlestirilmistir.
İkinci adımda, steempower, steemdolar ile birlikte bu projelere ulaşmak için bu projelere destek vermek mümkündür bu projenin destek alacağına yürekten inanıyorum. Tabiki sizlerin de katkılarıyla. Bir kağıt oluşturmamız bu ses kitap olmasın?
Üçüncü elden satışa sunulması gereken bağışlar.
Dngo-io nun amaçlandığı biri olan toplumun katkısının bulunduğu bir yerdedir.Tüm bu anlattıklarımın yanı sıra Dngo-io kitapları projelerle de görme engelli vatandaşlarımızın okuduğumuz kitaplarla gözle kulağı olmak, seslendirdiğimiz kitabı anlatmaktır… Yani düşünsenize bir standart sesiniz ve okuduklarınızla gözü kulağı oluyorsunuz. Senin sesinizden ve okuduklarınızdan anlattıklarınızı hayal ediyor, yaşıyor ve öğreniyor. Böylesine insanlara faydalı bir projeye ulaşabilmek istemez misiniz? Bence herkesin bu tarz sivil toplum projelerine gönüllü olarak sunulması insani bir görevdir. Evet Dngo-io şuan boyutu pek çok getiri sağlamayabilir. Çünkü çok yeni bir proje sizlerin bizlerin desteğine ve katkısına ihtiyaç var. Böylesine bir projeye ihtiyacınız var mı, ne zaman gelsin mi? . Böylelikle gerçekten insanlara faydalı olmanın mutlulu oluş ve huzurunu içinizde yaşayacagınız da eminim.

 

Geçen günlerde ekibe katılmam için Dngo-io dan teklif geldi ve ben bunu hiç düşünmeden kabul ettim. Ayrıca çok güzel bir koleksiyona sahip olabilirsiniz. Çünkü insanlara ne kadar faydalı olmaumu biliyorum ve hayırlı olmak beni mutlu ediyor. Yani mutlaka sizindir de bu projeye katılıyorum.Bu arada seslendirme yani seslendirme yani ilk defa yapıyorum, kitap okumak haricinde o hayal kusurlarım olabilir, takıldığım yerler olabilir kusuruma bakmayın.😌

 

Bundan sonra Türkçe kitap seslendirme yapabiliriz onayınızı ben yapabilirim. Sizlere nasıl yapacağınız için bulan uygunluk çalışacağım. Katkıda bulunmak isteyenler bana discorddan birebir ulaşabilirler, yazılı geçebilirsiniz. Yine Dngo-io nun türkiye kanalında sizlere sorulması gerekiyor sorulara cevap payı çalışacağım. Şimdilik bu kadar. Sağlıcakla kalın .. Katkılarınızı bekliyoruz.

Bu arada yazımı paylaştığımız her iki projenin paylaşılmasını destekliyoruz.

Sevgiler