Ölümü Hissetmek

Hiç unutmuyorum, daha dün gibi… Aklıma geldikçe o anları tekrar tekrar yaşıyorum sanki. Ölümü ilk defa hissettiğimde daha on yaşındaydım.

http://www.kadinlarsitesi.com/wp-content/uploads/01//2008/06/Elektrik-%C3%A7arpmas%C4%B1.jpg

O gün evde yalnızdım, annem karşı komşuya misafirliğe gitmişti. apartmanın 4. katında oturuyorduk ve apartmana giriş kapısının otomatiği bozuktu. Bu yüzden aşağıdan kapı çalınca otomat çalışmadığı için balkondan aşağıya anahtar atarak kapının açılmasını sağlıyorduk. O gün kardeşim aşağıdan zili çaldı ve anahtarı atmamı istedi. Ben de anahtarı aldım ve balkondan aşağıya attım. Annem anahtarlığa bir kaç tane anahtarı ip ile birbirine bağlamış bu yüzden aşağıya attığım anahtarlık bir alt katın balkonunun ön hizasında bulunan ana elektrik hattına takılı kaldı. Kardeşim telaşlı telaşlı aşağıdan zile basmaya devam ediyordu. “ablaa kapıyı aç” diye aşağıdan sesleniyordu. Bilse ablasının ölümle burun buruna geleceğini bu kadar telaşla kapıyı açtırır mıydı? Ne demişler olacakla, öleceğin önüne geçilemezmiş. Kardeşime beklemesini anahtarı aşağıya düşürüp ona ulaştıracağımı söyledim. Anahtarı takılı kalan elektrik tellerinden düşürüp kardeşime ulaştırmam gerekiyordu. Bunun için  uzun bir sopa ve benzeri bir şey bulmalıydım. Aklıma çatı katında bulunan uzun kornişler geldi. Hemen çatıya çıkıp, alüminyum kornişi aldım ve alt komşumuza indim. Durumu izah ettim. Alt komşumuz hamileydi. Balkona çıkıp anahtarı düşürmem için balkona benimle geldi. O an ne onun ne de benim kornişin elektriği ileten bir iletken olduğu aklımıza gelmemişti. Hadi ben küçüktüm. Ama alt kat komşumuz değildi. Olacak ya işte insanın aklına bile gelmiyor böyle şeyler. Ölümü çağırmak böyle olsa gerek.

https://www.uzmantedavi.net/elektrik-carpan-kisiye-ilk-mudahale-nasil-yapilir/

Elimdeki kornişi balkon hizasında bulunan ana elektrik hattına uzattım ve takılı bulunan anahtarlığı aşağıya düşürmek için kornişi elektrik hattına doğru vurdurmaya başladım. ilk an hiç anlamadım. ama sonra bir şey olmaya başladı, elektrik kaptı beni, kornişle birlikte çekmeye başladı. kardeşim aşağıdan beni izliyordu. Anahtarı ona düşürmemi bekliyordu.Ben ise can çekişmeye başlamıştım artık. Kornişten şimşek çakar gibi ışınlar çıkmaya başladı Işınlar kornişi tuttuğum elimden vücuduma giriyordu. Kendimi ne çekebiliyor, ne bağırabiliyor, ne de hareket edebiliyordum. Aşağıda bir kalabalık oluşmuştu. “aaa kıza bakın elektrik çarpıyor” dediklerini duyabiliyordum. Ben can çekişirken onlar beni izliyorlardı. Kendimi idam sehpasındaki insan gibi hissettim o anlarda. Onların beni izlediğini görebiliyordum. Birinin beni kurtaracağını umuyordum içimden. Elektrik artık kalbime doğru ilerlemeye başlamıştı ve ben bunu artık daha net hissediyordum. Nefes alamıyordum artık. Etrafımdakileri de göremiyordum. Birinin beni kurtaracağı ümidini yitirmiştim. O an içsel konuşma yapmaya başladım kendimle, “Ölüyorum, Allah”ım acaba cennete mi gideceğim, yoksa cehenneme mi?” Ben bu  içsel konuşmayı daha on yaşında sabi bir çocukken yapıyordum. Tabiiki ölseydim, cennete gidecektim. ama yine de ölüm anını yaşarken aklıma bu soruyu sormak gelmişti. Bu anı kaç saniye ya da kaç dakika yaşadığımı hatırlamıyorum. Ama sanki çok uzun bir an gibiydi…

https://gust.com/companies/workfar-llc

Beni elektrik çarptığını anlayan alt kat komşumuz, belimdeki kemerden tutarak beni çekmeye çalışsa da kurtaramamış ve içeride oturma odasında oturan eşine haber vererek beni kurtarmasını istemişti. Allah” tan eşi bilinçli birisiydi. Oturma odasındaki tahta sandalyeyi kapmış ve kornişe doğru vurmuş. Ben o anları hatırlamıyorum. Sandalyeyi kornişe nasıl vurdu görmedim. Sadece yere doğru yığıldığımı hatırlıyorum. Yere doğru yığıldığımda nefes almaya başladım. Gözlerim ve bilincim açıktı. Karşı komşuda otururken olayı haber alan annem hemen koşmuş gelmişti. Benim yerde yattığımı görünce, benim şoka girdiğimi sanarak sandalyenin kırılan ayağını eline alıp bana vurmaya başladı. Anneme “anne dur vurma ben iyiyim” diyebildim çok şükür yoksa bir de üstüne sopa yiyecektim. Annem hemen bana sarıldı ve ağlamaya başladı. O ağlayınca benim de sinirlerim boşaldı ben de ağladım. Alt kat komşumuz arabasıyla bizi hastaneye götürdü. Hastanede bir sakinleştirici iğne vurdular.Ölümün eşiğinden dönmüştüm. Bu hatıradan geriye hafızamdan silinmeyecek bir ölüm anı ile kornişi tuttuğum sağ baş parmağımdaki elektrik çarpmasının izi kalmıştı. geriye. Halen parmağımdaki elektrik ışıınının delerek bıraktığı ize bakığımda o anları hatırlar ölümün her an olabileceğini düşünürüm.

Evet değerli dostlar siz siz olun sakın korniş ile elektrik teline dokunayım demeyin . Bilimsel olarak bizzat denedim ve gördüm. Korniş yani alüminyum harika bir iletkenmiş. Böylelikle yazım hem türkcebilim hem de edebiyat kategorisinde değerlendirmeye alınabilir.

Şu ölümlü dünyada para, mal, mülk için kimsenin kalbini kırmaya değmez, oraya götürebileceğimiz tek bir çöp bile yok. Sadece iyi ya da kötü amellerimiz var. Tek gerçek bu…. Her ölümlü ölümü tadacaktır.

Kalın sağlıcakla.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir